Glutation bilinen en güçlü antioksidan. Antioksidanların kralı, ağası, patronu, ustası!
Vücudumuz, çoğu toksik maddeden onun sayesinde kurtuluyor. Ayrıca paslanmayı önlüyor, yaşlanmayı az ya da çok, bir ölçüde geciktiriyor.
Enerji verdiği, bağışıklığı güçlendirdiği, ağır metalleri temizlediği, sigara dumanının zararlarını minimuma indirdiği de çok iyi bilinen faydalarından…
Glutatyon takviyeleri de cildi parlatır, rengini açar, lekeleri önler ve nemlendirip destekler.
Önerim işe kolajenle başlamanız. Sonraki süreci glutatyon ile takviye etmeniz. Sonrasında bir alfa lipoik asit kürü yapılabilir. O kür bittikten sonra bir süre C vitamini-koenzim kullanılabilir. Bir 3 ay sonra yeniden kolajene dönülebilir. Yani yılda en az iki kez 3 aylık kolajen kürü yapılmış olur. Hiçbir zaman ikiden fazla kombinasyon yapılmasını önerilmez.
Ayrıca, mitokondri sağlığını da koruyan Glutatyon’u genç bir beden için düzenli olarak vücutta biriktirmekte fayda var. Vücudumuz hali hazırda Glutatyon üretiyor ancak stres ve şehir hayatının getirdiği zihinsel ve bedensel kirlilik, üretilen miktarın vücut için yeterli olmasını engelliyor. Takviye kullanmak istememeniz durumunda, Glutatyon zengini brokoli, zerdeçal, avokado, domates, bezelye gibi besinleri diyetinize eklemenizde fayda var.
Her ne kadar glutatyon tüm zamanların en güçlü antioksidanlarından biri olsa da, çok sayıda insanın hala bilmediği bir ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Cildinizin beyazlatılmasına yardımcı olmak ve melanin düzeylerini azaltmak için kullanılan bu ürün özellikle Avrupa’da oldukça rağbet görmektedir. Ayrıca dünyanın dört bir yanından gelen doktorlar ve dermatologlar cilt tedavileri ve terapileri sırasında sıklıkla glutatyon kullandıklarını belirtmektedirler.